2008-04-28

gözlerimi kapatmaya hep korktum sense hiç ses çıkarmadın; bulutlar düştü üstüne... kaçışan yarasaların korkusunda saklı harcadığım tüm zamansız delilikler. çürüten yağmurdadan da korktum, asma yapraklarının solmasından da. köşeye atılmış minderin kıvrımlarına sinmiş bebek...

Devamı

...

uçurum kenarında duaya durmuş küçük çocuklar var. gözlerinden damlalar yağıyor. yalnızlıklarının sessizliğinde,kalplerindeki parçalanmış sevginin sıcaklığı ile yaşamaya çalışyorlar. karanlık gökyüzünde bütün ihtişamıyla parlayacak olan ayı bekliyorlar...bulutların arasından sıyrılan...

Devamı

2008-03-21

söyle ona ağlamasın güneş battı bile.. turkuaz gece onun için doğuracak dolunayı... sevinsin.. döneceğiz yakında,gitmedik ama döneceğiz.. ağlamasın artık mumları yaktık biz.. duymazdan gelsin yan odadaki ağıtları... müjdelendi o,söyle! söyle de sevinsin.. yakındır dönmemiz, beklesin.. adamcıklar üşüyorlar...

Devamı

....

sessizce ayrıldık... ayrıydım kendimden de.. parçaları kaldı elimde dün geceki rüyamın.. sonsuzluk değildi büyüleyen.. büyümek gibi her acı.. bilmediğim şarkılarda yeşili tutmak gibi... menekşeler... ağlayan çocuklar.. ve kurduğum her anlamsız cümle.. şimdi...

Devamı

.....

dökülüyor herşey... dökülüyor kırmızı... ben dökülüyorum..ırmaklara,denizlere karışma çabasında ruhum.. insanlar ki soyları birer birer aşina bir damladan dökülmedi mi? kanıyoruz birlikte.. kanadıkça kanıyoruz.. kandırıldıkça kanıyoruz...

Devamı

....

küçük küçük delikler açmışım ruhumda farkında olmadan..mutluluk içimden sızıp giderken farkettim.. kimbilir belki yağmurla tamamen eriyip yok olurum,geriye göğe yükselen yanık bir koku kalır.. herşey ne...

Devamı

....

herşey değişebilir bir anda.. zaman kaymasında yitip giden hikayelerde olduğu gibi unutuldular.. ne gelirdi ki elimizden... bambaşka bir dünyaydı düşlere salıncak kuran.. kelebekler doğurdum...

Devamı

.....

yokluk ve varlık dedi herkes bilmeden etmeden... bugün hissettim ölümün soğukluğunu ve cenaze arabasında yıkanan bedenin yitikliğini... kim ne bilebilir yaşamadan en büyük acıları..anlamsız kelimelerinizin...

Devamı

....

sus.. susun.. toprak bir beden daha yuttu... kayboluşunadır tüm ağıtlar.. düğüm dolu hıçkırıklar... kaçamadım ordan... yol okadar uzun ki... toz yuttum... küçücük bir bebekti.. düştü... ...

Devamı

.....

su olmak ne zormuş... yağan her yağmurla kayboluyorum .. Bir de yakalamışken ruhumu gecenin acımasız gölgeleri... sonsuza kaçmayı istemek... yastıkdaki gözyaşları... güneş yeniden doğacak biliyorum... biliyorum....

Devamı

...

başlangıç... yerle gök birleştiğinde sözümüze geleceksiniz... zamana sinmiş is kokan buhranlarınızla boğulun.. canlarını yaktığınız her bir meleğin gölgesi ruhunuzu esir alsın... ağlayanlar vardı.. biz onları...

Devamı

....

vahşetiniz bütün herşeyi yuttu...

Devamı

....

................................ .. .....

Devamı

....

ne kaldı... herşey biter dedim... oyun değilmiş aslında .. yazık oldu çürüyen cesetlere... ilk defa acıdım o zavallı kadavralara...

Devamı

gidin...

hadi artık kaybolun... gölgelerinizin akından usandım... düşlerinizin hepsi kandırmaca... yengeç ağlarken güneş battı... alaca karanlık... derin ve sonu olmayan.. başım dönüyor.. biraz daha bakarsam...

Devamı

...

savaşın ortasında bıraktım oyuncaklarımı bebeklerim vardı,oysa hiç sevmezdim onları... soğuk ve duygusuz! kendim kaldım savaşın ortasında mor cübbeli rahibeler günahlarımı istiyorlar.. bu uğursuz duvarlardaki küf kokusu yakıyor içimi.. köşeye...

Devamı

..

sessizce kayboluyorlar... oyun oynadığımızı sanıyordum....

Devamı

...

sessizce.. kurudum... uzun bir yolculuk olacak bu... belki de geri dönüşü olmayan.. herkes gitti.. ve sıra ben de... kaybolan tüm herşey gibi...

Devamı

....

yine yeni... ben döndüm... bağışlandım... çok uzaklardaydı adam.. uzaklardı adam.. ve adam kendini suya bıraktı.. su durgun ama bulanıktı... gece çökünce şehre.. ağladı şehir sessizce... gözyaşları kanalizasyonları doldurdu... bir.. iki.. üç... ... ...

Devamı